E-mail    Şifre    Şifremi unuttum    Üyelik Formu!    
78.035 kullanıcı ve 10 yıllık eğitim birikimi. Anket | Mesajlar

Present Perfect Simple or Present Perfect Continuous (I have gone or I have been going)



Bir önceki dersimizde Present Perfect Simple ve Present Perfect Continuous Tense arasındaki farklar açıklanmıştı. Bu dersimizde isi iki zaman arasındaki farkların antalımına örnekler üzerinden devam ediyoruz.

Aşağıdaki iki örneği inceleyiniz.

- John's clothes are covered in paint. She has been painting the walls. (John'un elbiseleri boya içinde. Duvarları boyuyor.)

- The walls were white. Now it is blue. He has painted the walls. (Duvarlar beyazdı, şimdi ise mavi. O duvarları boyadı.)

► Birinci örnekte Present Perfect Continuous Tense kullanılmıştır. Bu cümlede önemli olan eylemin kendisidir. Bitip bitmediği hiçbir önem arzetmez. Ama bu örnekte eylemin henüz tamamlanmamış olduğu anlaşılıyor.

İkinci örnekte ise Present Perfect Simple Tense kullanılmıştır. Burada anlatılmak ve vurgulanmak istenen nokta, eylemin tamamlanmış olmasıdır. Yani duvarların boyanması sonucunda renginin değişmesidir. Diğer bir deyişle, bu cümleyi söyleyen kişi duvarların boyanma eyleminden çok, eylem sonucunda meydana gelen değişiklik üzerinde durmaktadır. 

Bu iki zaman arasındaki farkı daha iyi anlayabilmek için aşağıdaki örnekleri de inceleyiniz. Dikkat ederseniz birinci örnekler, yani Present Perfect Continuous Tense ile kurulan cümlelerde, eylemlerin devamlılığı üzerine vurgu vardır. İkinci örneklerde, yani Present Perfect Simple Tense ile kurulan cümlelerde ise eylemin bitmiş olduğu anlaşılmaktadır.

EXAMPLES

- My hands are very dirty, I've been repairing the bike. (Ellerim kirli. Bisikleti tamir ediyorum.)
- The bike is OK again now. I've repaired it. (Bisikletin işi tamamdır. Tamir ettim.)

- He's been smoking too much recently. She should smoke less. (Son zamanlarda çok fazla sigara içiyor. Daha az içmeli)
- Somebody has smoked all my cigarettes. The packet is empty. (Birisi bütün sigaralarımı içmiş. Paketim bomboş.)

- It's nice to see you again. What have you been doing since we last met? (Seni yeniden görmek güzel. Neler yapıyordun?)
- Where's the book I gave you? What have you done with it? (Sana verdiğim kitap nerede? Kitabı ne yaptın?)

- Where have you been? Have you been playing tennis? (Nerelerdeydin? Futbol mu oynuyordun?)
- Have you ever played tennis? (Hiç tenis oynadın mı?)

 ► Present Perfect Continuous Tense hala devam eden bir eylemin ne kadan zamandır sürdüğünü anlatmak için kullanılır.

EXAMPLES

-  How long have you been reading that newspaper? (Bu gazeteyi ne zamandan beri okuyorsun?)
 
-  Sue is still writing letters. She's been writing letters all day. (Sue hala mektup yazıyor. Bütün gün mektup yazdı.)
 
- They've been playing basketball since 3 o'clock. (Saat 3'ten beri basketbol oynuyorlar.)

► Present Perfect Simple tense bitmiş bir eylemin kaç kez tekrarlandığını veya kaç tane yapıldığını, yani miktarını sorarken kullanılır.

EXAMPLES

- How many pages of that book have you read? (Bu kitabın kaç sayfasını okudun?)

- Michael has written five e-mails today. (Michael bugün beş tane e-mail yazdı.)

- They've played tennis three times this week. (Bu hafta üç kez tenis oynadın.)