ŞOK GELİŞME! | Herkes "Anlıyorum ama Konuşamıyorum" isimli kitabı konuşuyor! Türkçe roman okuyarak nasıl İngilizce öğrenileceğini görünce siz de şaşıracaksınız!

Anlıyorum Ama Konuşamıyorum

İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum



ANLIYORUM AMA KONUŞAMIYORUM

Türkiye bu romanı konuşuyor. Çünkü bu romanı okuyanlar İngilizce konuşuyor. 


Türkiye’de ilk kez İngilizce eğitimini konu alan bir roman yazıldı. Romanın kahramanı İlker ilkokuldan itibaren İngilizce eğitimi gören ama bir cümle bile kuramayan birisi.

İngilizce öğrenmek için her türlü yolu deneyen İlker en sonunda birisiyle karşılaşıyor ve işin sırrını çözüyor.


Tabi bu arada kitabı okuyanlar da işin sırrını öğrenmiş oluyor. 


NEDEN ÖĞRENEMEDİN, NASIL ÖĞRENEBİLİRSİN?

dersimizingilizce.com sitesinin kurucusu, eğitmen yazar Salih Uyan tarafından yazılan bu kitap, size İNGİLİZCE’Yİ NEDEN ÖĞRENEMEDİĞİNİZİ VE NASIL ÖĞRENECEĞİNİZİ anlatıyor.

Bu romanı okuduktan sonra, İngilizce’yi gözünüzde çok büyüttüğünüzü anlayacak ve birkaç basit teknikle kısa zamanda siz de öğreneceksiniz. 

"Anlıyorum ama Konuşamıyorum" kitabını satın almak için TIKLAYIN!

KİTABIN İÇİNDEKİ BAZI KONU BAŞLIKLARI


- Neden öğrenemedin?

- Niçin İngilizce öğrenmek istiyorsun?

- Menemen yiyen adam İngilizce öğrenebilir mi?

- Anadilin kıskançlığı

- Astronomi öğrenmek için uzaya gitmek gerekir mi?

- Gramerim sağlam, bir de kelime bilsem var ya!

- Öğrenmek mi, edinmek mi?

- 5 günde İngilizce, oh ne ala!

- Ne yana baksam, farklı bir aksan

- İnternette nasıl İngilizce öğrenilir?

- Film seyrederek İngilizce öğrenilir mi?



KİTAPTAN BAZI PASAJLAR
 
“Satranç hamledir. İsterse bütün taşların elmas olsun, doğru hamleyi yapmazsan kaybedersin. Yani hamle yapmayı bilmiyorsan, pahalı setler alman, yurtdışına gitmen, saati 200 dolara özel hoca tutman işe yaramaz.”
 
 

“İngilizce gibi minimalist mimariye sahip bir dili öğrenmek için çok karmaşık metodolojilere gerek yok. Birileri borsa piyasası gibi dilin değerini yükselteyim derken spekülasyon yapıyor ve yüzlerce teknik ve metodun içinde kayboluyorsun. Sen gökdelen hayalleriyle vaktini harcarken, birileri ilk katı çoktan çıkmış oluyor. Ve geç kalıyorsun. Aşırı idealizm adım attırmaz insana. Hangi ayağımı önce atsam daha iyi olur diye düşünürken bir bakarsın ayakların tutmaz olmuş.” 
 
 
““Türkiye’de birçok insan anadiline uygun bir aday bulup izdivaç niyetine giriyor. Ama daha söz döneminde nişanı atan insan sayısının haddi hesabı yok. Hâlbuki mutlu bir ilişki senin elinde… Fazla flört edersen her türlü kusurunu görmeye başlar ve soğursun. Birlikte yaşamak falan da çözüm değil. Korkmayacaksın. Basacaksın imzayı ve yürüyeceksin. İkinci adım hemen çocuk yapmak. Şiddetli geçimsizlik sonucu ayrılsan bile çocuk sana kalır. Sadece hafta sonları bile görsen çocuk büyümeye devam eder.”
 
 
“Londra’da dönercilik, New York’ta pompacılık yapacağına adam ol, Türkiye’de öğren bu işi. Astronomi eğitim almak için uzaya çıkmana gerek yok. Yabancı dil en iyi kültürüyle birlikte öğrenilir. Doğru. Ama İngilizce öğrenmek için sabah kızarmış ekmeğe marmelat sürmen, corn flakes yemen falan gerekmez. Menemenden vazgeçmeden İngilizce öğrenebilirsin.“

 


ARKA KAPAK YAZISI

Mr. and Mrs. Brown bu romanı okuyunca çok bozulacak! Yabancı dil konusunda tüm kalıplar bu romanla yıkılıyor...


Bir turist yolda adres sorduğunda, artık “Go, go, go, right” diye cevap vermek istemeyenler... Şakır şakır konuşturan yabancı dil haplarının icat edilmesini hasretle bekleyenler... Okulda ve kurslarda yıllarca İngilizce dersi görüp bir türlü konuşmaya geçemeyenler bu romana bayılacak!


Üniversite öğrencisi İlker’in komik ve ilgi çekici İngilizce öğrenme macerası bu... Onun sıradan hayatı, İngilizce öğretmeni Hasan ile tanışınca değişiyor. İyi bir öğretmenin, doğru yönlendirerek bir gencin hayatını nasıl dönüştürdüğüne tanık olacaksınız...


Ve burada anlatılan kolay ve hızlı yöntemle, sadece 13 günde İngilizce’nin nasıl öğrenileceğini görünce çok şaşıracaksınız...