E-mail    Şifre    Şifremi unuttum    Üyelik Formu!    
79.489 kullanıcı ve 10 yıllık eğitim birikimi. Anket | Mesajlar

Present Continuous and Present Simple (Geniş zaman ve Şimdiki zaman)



Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. Present Continuous Tense ise şimdiki zamanın ifadesidir. Bu dersten önceki iki dersi çalışan bir kimse, iki zamanın arasındaki farkı rahatça anlayabilir. 

- I usually go to work by bus. But today I am driving. (Genellikle işe otobüsle giderim. Ama bugün arabayla gidiyorum.)
- I always drink tea at breakfast. But this morning I am drinking coffee. (Kahvaltıda her zaman çay içerim, ama bugün kahve içiyorum.)

Present continuous tense sürmekte olan eylemler için kullanılır. Simple present tense ise alışkanlık, düzenlilik, tekrar ve devamlılık bildirir. Aşağıdaki iki örneği inceleyiniz.

- I work in a bank. (Ben bir bankada çalışırım.)

Bu cümleyi söyleyen kişi, sürekli olarak bir bankada çalıştığını ifade etmektedir.

- I am working in a bank. (Ben bir bankada çalışıyorum.)

Bu cümleyi söyleyen kişinin ise sürekli olarak nerede çalıştığını anlayamayız. Örneğin normalde kendi dükkanı olan bir elektrikçi, geçici olarak bankada elektrik tesisatı yapıyordur ve bu cümleyi kullanmış olabilir. Yani şimdiki zamanla kurulan cümleler anlık olayları anlatır ve genelle ilgili bilgi vermez.

Bu iki zamanın birbirine karıştırılması genellikle Türkçe düşünmekten kaynaklanmaktadır. Eğer kuracağımız veya yazacağımız cümleleri önce Türkçe olarak aklımıza getirip, sonra bunları İngilizce'ye çevirmeye çalışırsak, bazı karışıklıklar ortaya çıkabilir.

Türkçe'de konuşma dilinde hem şimdiki zaman hem de geniş zaman cümle yapılarının sıkça kullanıla gelen ortak çekim eki –iyor'dur. Yani Türkçe'de Şimdiki Zaman çekim eki (–iyor) ile kullanılan ifade biçimlerinin İngilizce'de farklı cümle yapılarını karşılamaktadır. Aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.

- Her sabah gazete okurum. (=okuyorum)
- I read newspaper everday. (doğru)
- I am reading newspaper everyday. (yanlış)

- Babam her gün işe metroyla gider. (=gidiyor)
- My father goes to work by metro everyday. (doğru)
- My father is going to work by metro everyday. (yanlış)

- Yazın İzmir'e gideriz.  (=gidiyoruz)
- We go to İzmir every summer. (doğru)
- We are going to İzmir every summer. (yanlış)

- Her akşam ona telefon ederim. (=ediyorum)
- I call him every evening. (doğru)
- I am calling him every evening. (yanlış)


- Her zaman bilgisayar oyunları oynarım. (=oynuyorum)
- I always play computer games. (doğru)
- I am always playing computer games. (yanlış)


- Çiçekleri severim. (=seviyorum)
- I love flowers. (doğru)
- I am loving flowers. (yanlış)


- Annem domuzları sevmez. (=sevmiyor)
- My mother doesn't like pigs. (doğru)
- My mother isn't liking pigs. (yanlış)

Sonuç olarak şimdiki zaman genellikle konuşma anında geçen eylemleri anlatmaktadır. Bu eylemler geçici, alışılmamış niteliktedir, ya da sıradan olayların dışında beklenmedik eylemlerdir. Fakat şimdiki zaman kullanımında, eylemin konuşulan anda yapılıyor olması da gerekmez. Yani "bir kitap okuyorum" diyen bir kişi, o anda lokantada yemek yiyor olabilir.

Eylem eğer tekrar ediliyorsa, normal günlük işler, adet ya da alışkanlık bildiriyorsa mutlaka geniş zaman kullanılır. Son olarak iki örneği inceleyelim.

- I live in İstanbul.
- I am living in İstanbul.

Bu iki örnekten birincisi, söyleyen kişinin sürekli İstanbul'da yaşadığını belirtir. İkinci cümleyi söyleyen kişinin ise, herhangi bir sebeple geçici olarak İstanbul'da yaşadığı anlaşılır.