E-mail    Şifre    Şifremi unuttum    Üyelik Formu!    
78.048 kullanıcı ve 10 yıllık eğitim birikimi. Anket | Mesajlar

Phrasal Verbs Liste 2 (Inseperable, Transitive - Ayrılmaz, Geçişli)



 

Inseperable (ayrılmaz) Phrasal Verbs - Transitive (Geçişli) -

Aşağıdaki phrasal verbs ‘ ler ile asıl eylem cümlede birlikte yer aldığı edatlardan (veya diğer kısımlardan)  ayrılamaz :

"Who will look after my estate when I'm gone?" “Ben yokken evime kim bakacak?

Fiil

Anlam

Örnek

call on

Ezbere okumak

The teacher called on students in the back row.
(Öğretmen arka sıradaki öğrencilerin isimlerini ezbere söyledi.)
 

call on (2)

Ziyaret etmek

The old minister continued to call on his sick parishioners.
 “Eski başkan, hasta kilise cemiyeti üyelerini ziyaret etmeye devam etti.”

get over

Bir hastalığı atlatmak veya bir hayal kırıklığının üstesinden gelmek

I got over the flu, but I don't know if I'll ever get over my broken heart.
 “Nezleyi atlattım ama kırılan kalbimi onarabilecek miyim, hiç bilmiyorum.”

go over

Yeniden incelemek, gözden geçirmek

The students went over the material before the exam. They should have gone over it twice.
 “Öğrenciler sınavdan önce konuları tekrar gözden geçirdiler. İki kez bakmalıydılar..”

go through

tüketmek

They country went through most of its coal reserves in one year. Did he go through all his money already?
 “Ülkeleri, bir yıl içinde en çok, kömür rezervlerini tüketti.
Bütün parasını şimdiden harcadı mı?”

look after

İlgilenmek, bakmak

My mother promised to look after my dog while I was gone.
 “Annem ben yokken köpeğime bakacağına söz verdi.”

look into

Araştırmak, incelemek

The police will look into the possibilities of embezzlement.
 “Polis zimmete para geçirme olasılıklarını araştıracak.”

run across

rastlamak

I ran across my old roommate at the college reunion.
 “Eski oda arkadaşımla kolej yemeğinde karşılaştım.”

run into

Karşılaşmak, rast gelmek

Carlos ran into his English professor in the hallway.
 “Carlos İngilizce profesörüyle koridorda karşılaştı.”

take after

benzemek

My second son seems to take after his mother.
 “Ortanca oğlum annesine benziyor.”

wait on

Servis yapmak

It seemed strange to see my old boss wait on tables.
 “Eski patronumu masalara servis yaparken görmek çok tuhaftı.”